The Do – On my shoulders
Bu yaz karşıma çıkan enteresan gruplardan bir tanesi… Kulak vermekte fayda var.
Bu yaz karşıma çıkan enteresan gruplardan bir tanesi… Kulak vermekte fayda var.
Arada birkaç küçük kaçamak dışında neredeyse 2 aylık bir süre geçirdim İstanbul’da… Çok mükemmel olmasa bile uzun zamandır hasret kaldığım açık hava festivallerini doyasıya yaşadım.
Santral İstanbul’da gerçekleştirilen Efes Pilsen One Love Festival 8′de Róisín Murphy’i ve Bedük’ü dinleme şansı bulurken, Parkorman’da gerçekleştirilen Electronica Festival 5′te David Guetta, Kruder & Dorfmeister Soundsystem ve Felix Da Housecat’i [...]
Newyork’tan döndüğümden beri en çok sıkıntısını çektiğim, eksikliğini hissettiğim şey Pandora oldu. Henüz birkaç ay öncesinde hayatıma girmişken, bu kadar kısa süre içerisinde bağımlılık yaratması kendisine verdiğim değeri açıklamam da yeterli olacaktır.
Pandora öncesinde sürekli aynı şeyleri dinlemekten, yeni birşeyler bulamamaktan dert yanıyordum. Kendimce yöntemler geliştirip farklı ve hoşuma gidebilecek şeyler ararken kimi zaman kendimi Last.fm’de [...]
Duman ve Newyork… Anlatılması o kadar güç ki günlerdir bekleyen bir yazı…
En çok dinlediğim, kendime en yakın hissettiğim, Türkiye’de en iyi müziği yaptığına inandığım grubun New York’ta beni bulması… Anlatılmaz yaşanır cinsten iki buçuk saatlik bir sahne performansı…
Bilet almayı konserin hemen öncesine bırakınca biz sırada beklerken Duman bizi beklemedi tabi ki… Sahnede ilk farkettiğim şey [...]
2 yıl önce, Newyork’a gelmiş olmanın yarattığı heyecan ile BB King konserine gitmek istemiştim. Sonbahar döneminde Manhattan’daki BB King Blues Grill Club’daki konserin $250′lık bilet fiyatları gitmemi engellemişti. Ancak sene sonu geldiğinde doğru düzgün hiçbir konsere gidememiş olmanın yarattığı stresten olsa gerek $250′ı gözden çıkarıp bir kez daha bilet arayışına girmiştim ki bilet fiyatlarının $650′dan [...]
Üstünden çok uzun zaman geçti pek bir şey yazmaya zaman bulamadım ancak ilk ve tek konserimizi verdik. GSL Festivalinde çıkma ihtimalimiz vardı ancak finallere çalışmak zorunda olmak bu ihtimalin gerçekleşmesini engelledi. İsmail’in ve benim Ağustos ayında Binghamton’a gidiyor olmamız da grubumuzun sonunu getirdi…
Konser fena değildi aslında. İlk defa birlikte sahneye çıkmanın heyecanı vardı üzerimizde… Bunun [...]
Uzun zamandır buraya neler olup bittiğini yazamadığımı farkettim. İlk dönem büyük bir hızla üzerimden geçtikten sonra 1 hafta tatil yapıp Argela’da staja başladım. Bu sırada bir yandan da www.halifuari.com sitesinin tasarımıyla uğraşıyordum. (Şimdilik bu adresten ulaşılabilir…) Staj biter bitmez tekrar okul başladı. Dersler bir yandan, spor bir yandan derken diğer bir yandan da grup işleriyle [...]
Solo kısmındaki dansa dikkat… 80. yaşın getirdiği olgunlukla İstanbul’da böyle dans etmez herhalde…
Kings Of Convenience’ın melankolik sesi, Norveçli ünlü müzisyen Erlend Øye, bu günlerde yeni grubu The Whitest Boy Alive ile bütün Avrupa’yı etkisi altına almış durumda. Geçtiğimiz aylarda yayınlanan ilk albümleri Dreams, şimdiden yılın en iyi albümü adaylarından. Coşkulu ve ritmik gitarları, funk, disco gibi tarzlara yakın müziği ile grubun konserleri tam anlamıyla bir partiye dönüyormu. [...]
Binghamton’da geçen tüm bir yıl boyunca B.B. King’i dinlemek için beklemiştim. Aralık ayında Newyork’taki kendi yeri olan B.B. King Blues Club’a geldiğindeyse bilet fiyatları $200′dan başlıyordu. Bir dahaki konser için erkenden bilet alıp giderim diye düşünerek bilet almaktan vazgeçmiştim ancak bir sonraki konser mayıs ayındaydı ve bunu fark ettiğimde sanırım özel bir [...]